🧸 Deprem Sonrası Çocuklarla Nasıl Konuşulmalı?

20251028 120822 0000.png

Depremden sonra yalnızca binalar değil, çocukların iç dünyası da sarsılır.
Yetişkin için bile baş edilmesi zor olan bir deneyim, çocuk zihninde çok daha karmaşık bir hâle gelir.
Çünkü çocuk, yaşadığı şeyi “anlamlandırarak” değil, hissederek kaydeder.
Ve bu his, çoğu zaman güven duygusuna dokunur.

Depremden sonra çocuğun güven algısı iki şeyle belirlenir:
dünyanın güvenli olup olmadığı ve anne-babasının güçlü olup olmadığı.
Bu yüzden çocukla nasıl konuştuğunuz, yaşanan kadar önemlidir.

🌿 1. Önce kendi duygularınızı düzenleyin

Çocuklar, ebeveynlerinin duygusal tonunu sözcüklerden önce okur.
Siz kaygılıyken “korkacak bir şey yok” demek işe yaramaz; çünkü bedeniniz farklı bir mesaj verir.
O yüzden önce kendi nefesinizi düzenleyin,
çocuğun gözlerinin içine bakarken sakin bir tonda konuşun.

“Evet, deprem korkutucu bir şey. Ben de korktum. Ama şimdi güvendeyiz, birlikteyiz.”

Bu cümle, hem gerçeği inkâr etmez hem de çocuğa dayanıklılık modeli sunar.

🧠 2. Beyni anlamak: çocuk travmayı nasıl işler?

Çocuk beyninin ön bölgesi (düşünme, mantık ve zaman algısı) yetişkinler kadar gelişmiş değildir.
Bu yüzden deprem gibi yoğun olaylarda çocuk, zamanı karıştırabilir ve “şimdi”deymiş gibi tekrar korkabilir.
Ona olayı zamanla çerçeveleyerek anlatın:

“Evet, o gün deprem oldu. O bitti. Şu anda evimiz sağlam, buradayız.”

Korkuyu hafife almayın ama sonsuz bir tehdide dönüştürmeyin.
Çocuğun zihnine bir “kapanış” vermek, travmanın kapanmasına yardım eder.

🪞 3. Doğrudan, dürüst ama yaşına uygun anlatın

Çocuğunuzun yaşına göre bilgi verin ama asla yalan söylemeyin.
“Deprem bitti, bir daha olmaz” gibi cümleler kısa vadede işe yarar ama uzun vadede güveni zedeler.
Gerçeği basitçe anlatmak en doğru yoldur:

“Deprem yerin altındaki taşların hareket etmesidir. Bu yüzden sallanırız.

Ama binalar sağlam yapılırsa zarar görmeyiz.”

Bilgi, belirsizliğin panzehiridir.
Çocuk ne olduğunu bilmediği şeyden korkar.
Ne olduğunu anlarsa, kontrol hissi geri gelir.

🏠 4. Rutinleri yeniden kurun

Travma, hayatın dengesini bozar.
Çocuklar dengeyi rutinle bulur.
Yemek saatleri, uyku düzeni, oyun zamanı yeniden oluşturulmalıdır.
Basit ama tekrarlayan düzenler çocuğun beynine “güvendeyim” mesajı verir.

Mümkünse depremle ilgili haberleri çocukların yanında izlemeyin.
Görsel hafıza, sözel açıklamalardan çok daha kalıcıdır.
Televizyondaki bir enkaz görüntüsü, çocuğun zihninde “tekrar oluyor” hissini uyandırabilir.

💬 5. Duygulara yer açın

Bazı çocuklar depremden sonra konuşmak istemez,
bazıları ise aynı soruyu defalarca sorar.
Her iki tepki de normaldir.
Konuşmak istemeyen çocuğu zorlamayın; oyun, resim, hikâye gibi dolaylı yolları kullanın.

Küçük çocuklar için oyun, travmayı işlemenin en doğal yoludur.
Oyunda tekrar tekrar sallanabilir, bebeklerini kurtarabilir, kendini yeniden “güçlü” hissedebilir.
Ona “artık korkma” demek yerine,
“korktuğunda ben buradayım” demek güveni onarır.

⚖ 6. Korku geri dönerse ne yapmalı?

Bazen haftalar geçse de çocuk, sallanma hissi, kabus, yalnız kalma korkusu gibi belirtiler gösterebilir.
Bu durumda onu “abartıyor” gibi görmemek gerekir.
Korku, bastırıldığında değil, duyulduğunda geçer.

Belirtiler uzun sürüyorsa, bir çocuk psikoloğu ya da terapistten destek almak önemlidir.
Erken müdahale, travmanın kalıcı hale gelmesini önler.

🌱 Sonuç: Çocuğun güven duygusu, sizin sesinizde saklı

Deprem, kontrol edilemez bir olaydır.
Ama çocuğun bunu nasıl anlamlandıracağı, büyük ölçüde sizin tavrınıza bağlıdır.
Çocuğun zihninde “dünya güvenli bir yer mi?” sorusuna verilen cevap,
ebeveynin ses tonunda, bakışında, tutarlılığında şekillenir.

“Depremi unutturamayız, ama birlikte atlattığımızı hatırlatabiliriz.”

Bu cümle, çocuğun hem gerçeği hem de umudu aynı anda taşıyabilmesini sağlar

deprem sonrası çocuk psikolojisi, çocukla deprem konuşmak, travma, ebeveyn tutumu, İzmir psikolog, çocuk terapisi