🔥 Terapistine Öfkelenebilir misin? Böyle Bir Hakkın Var mı ?

20251027 220629 0000



Odak kelimeler: terapiste öfke, terapi ilişkisi, duygu odaklı terapi, dinamik terapi, İzmir psikolog, psikoterapi

Terapi denilince birçok insanın aklına hemen aynı sahne gelir: karşısında ciddi bir terapist, elinde not defteri, sessizce dinler. Danışan ise genellikle “doğru şeyleri söylemeye” ya da “terapistin onayını almaya” çalışır. Bu görüntü, aslında terapinin ne olduğuna dair en yaygın yanılsamalardan biridir.

Gerçek şu ki, terapi yalnızca “doğru cümleleri kurmak” ya da “terapistin dediğini yapmak” değildir.
Terapi, iki insanın bir arada olduğu, ilişkisel bir alandır. Bu alanın içinde sevgi de olabilir, öfke de, hayal kırıklığı da.

Bazı danışanlar terapistlerine karşı güçlü bir yakınlık hisseder; bazıları zaman zaman kızar ya da uzaklaşmak ister. Bu duyguların hiçbiri terapiyi “bozmaz”. Aksine, terapiyi derinleştirir. Çünkü bir ilişkide hissedilen duygular —özellikle de bastırılmış olanlar— terapi odasında yeniden yaşanır. Terapistin görevi bu duyguları bastırmak değil, onlara yer açmaktır.

Benim çalışma biçimim de bu anlayış üzerine kuruludur.
Evet, bilişsel davranışçı terapi (BDT) eğitimi aldım. Bu yön, terapiye yapı kazandırır; düşünce, duygu ve davranış ilişkisini anlamamı sağlar.
Ama aynı zamanda duyguların merkezde olduğu, dinamik ve duygu odaklı bir yaklaşımı benimsiyorum. Çünkü terapi sadece “nasıl düşünmeliyim?” sorusuna değil, “ne hissediyorum ve neden hissediyorum?” sorusuna da yanıt arar.

Bazı danışanlar, terapistlerine karşı öfke, kırgınlık, kıskançlık, hatta sevgiden doğan bir yakınlık hissedebilirler.
Bu duyguların ortaya çıkması, terapinin yanlış gittiği anlamına gelmez — tam tersine, işe yaradığına işarettir. Çünkü duygular, ancak güvenli bir ilişki içinde yüzeye çıkabilir.
Terapi, o güvenli alanı yaratma sanatıdır.

Terapist, danışanının hayatındaki diğer kişiler gibi değildir.
Ama o ilişki, tüm diğer ilişkilerin aynası olabilir.
Danışan, terapistine karşı hissettiği öfkeyi dile getirebildiğinde, aslında hayatında ilk kez bir duygusunu “saklamadan” yaşama deneyimi kazanır.
Ve tam da orada değişim başlar.

“Terapi, yalnızca konuşmak değil, duyguların konuşulabileceği bir alan yaratmaktır.”

Terapi herkes için aynı değildir. Herkesin hikâyesi gibi, terapi deneyimi de kişiye özeldir.
Bu yüzden terapi odasında doğru ya da yanlış duygu yoktur.
Sadece gerçek olan vardır.