🪞 Gizli Narsisizmi Hiç Duymuş muydunuz?

20251028 121027 0000.png

Narsist deyince aklımıza genellikle aynı tip gelir:
kendini beğenmiş, sürekli övünen, başkalarını küçümseyen, dikkat çekmek isteyen insanlar.
Ama narsisizm yalnızca bu kadar görünür olduğunda fark edilir.
Bir de sessiz, derinlerde çalışan bir türü vardır: gizli narsisizm.

Psikoloji literatüründe ilk olarak James F. Masterson tarafından tanımlanan bu kavram,
kişinin dışarıdan mütevazı, hatta alçakgönüllü görünmesine rağmen,
iç dünyasında onaylanma ve üstünlük ihtiyacıyla yaşadığı çatışmayı anlatır.

🎭 Peki gizli narsist kimdir?

Gizli narsist, doğrudan kendini övmez;
ama dolaylı biçimlerde, başkalarının başarıları üzerinden kendini değerli hissetmeye çalışır.
“Benim babam şöyle biridir.”
“Bizim ailemiz Osmanlı torunudur.”
“Ben Galatasaraylıyım.”

Bu cümlelerin hepsi tek başına zararsızdır, hatta çoğu zaman kimlik aidiyetiyle ilgilidir.
Ama kişi, kendi üretimi olmayan bu kimliklerle aşırı derecede övünüyorsa,
yani “kendilik değerini” sürekli dış referanslardan besliyorsa,
orada gizli narsisizmin izleri başlar.

Çünkü gizli narsist, “ben özelim” duygusunu kendi çabasıyla değil,
başkalarının parıltısına tutunarak yaşar.
Kendini göstermektense, başkalarının üzerinden görünür olmayı tercih eder.

🌿 Narsisizmin görünmeyen yüzü

Gizli narsist, dışarıdan sakin, anlayışlı, hatta fedakâr biri gibi görünebilir.
Ama içinde sürekli bir karşılaştırma, bir kıyas, bir yetersizlik sesi vardır.
“Ben yeterince iyi miyim?” sorusunu doğrudan sormaz,
ama başkalarının başarılarına tutunarak bu soruya dolaylı bir yanıt arar.

Bu durumun kökeninde genellikle erken dönemde yeterince görülmemiş,
değeri koşullu olarak verilmiş bir çocukluk deneyimi yatar.
Kişi çocukken “var olduğu için” değil, “bir şeyi başardığı için” sevildiyse,
yetişkinlikte de sevgiyi hep o yoldan arar: başarı, güç, aidiyet, temsil.

⚖ Gizli narsisizmin fark edilmesi neden zordur?

Çünkü görünürde bir kibir yoktur.
Aksine, kişi alçakgönüllü, hatta utangaç bile olabilir.
Ama iç dünyasında onaylanmadığında kırılır,
başkasının başarısı kendi değeriymiş gibi hisseder,
ve sürekli dolaylı biçimlerde kendini kanıtlama ihtiyacı duyar.

“Benim babam Toyota gibi adam,” derken aslında demek istediği şudur:

Ben de onun çocuğuyum; ben de değerliyim.

Yani kişi farkında olmadan başkası üzerinden kendini onaylatır.
Bu da gizli narsisizmin en belirgin göstergesidir.

💬 Peki ne yapılabilir?

Gizli narsisizmle çalışmak, yargılamakla değil fark etmekle başlar.
Kişinin “başkalarının parıltısıyla” değil, kendi iç ışığıyla var olabilmesi için
önce o boşluk hissinin kaynağına dönmesi gerekir.

Bu farkındalık, duygusal olarak güvenli bir ortamda —
örneğin duygu odaklı veya dinamik terapi süreçlerinde —
kendilik değerini yeniden inşa etme fırsatı sunar.

Çünkü kendilik değeri, dışarıdan değil içeriden büyür.
Başkalarının başarılarıyla değil, kendi varoluşuna tanıklık etmeyle güçlenir.

“Gerçek özgüven, başkasının ışığına ihtiyaç duymadan parlamaktır.”

gizli narsisizm, narsist kişilik, psikoloji, kendilik değeri, İzmir psikolog, duygu odaklı terapi