Göçün duygusal katmanları: adı konmayan yükler
Göç, tek seferlik bir taşınma değil; yıllara yayılan bir uyum ve vazgeçiş sürecidir. Yeni bir dilde var olmak, mesleki kimliği yeniden kurmak, gündelik hayatın binlerce küçük kodunu yeniden öğrenmek — bunların her biri görünmez bir efor ister ve bu efor çoğu zaman kimseye anlatılmaz.
Özlem, gurbette en meşru ama en az konuşulan duygudur. Bayramların ekran karşısında geçmesi, cenazelere yetişememek, bir telefonla gelen kötü haberde 'uçak bileti bakmak'tan başka bir şey yapamamak; bunlar zamanla birikir ve yorgunluğa, içe kapanmaya ya da nedeni belirsiz bir huzursuzluğa dönüşebilir.
Bir de söylenmeyen taraf var: 'Biz buraya kadar geldik, şükretmek lazım' cümlesi, zorlanmayı dile getirmeyi suçluluğa bağlar. Oysa bir hayatı başarıyla kurmuş olmak ile o hayatın içinde zorlanıyor olmak, aynı anda doğru olabilir.