Engin Geçtan, Kieślowski ve Arthur Miller üzerinden seçimler, sezgi, başarı fikri ve başka türlü bir hayatın ihtimalleri.
Kasım programı
Bu ayın çalışmaları
Her çalışma tek başına okunabilir; grup içinde ise ayın ortak temasına bağlanarak ilerler.
Kitap Kulübü
Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?
Engin Geçtan
Birbirine değip ayrılan hayatlar, yaşanmış ve yaşanamamış ihtimaller, ölüm ve hayata geç kalma hissi etrafında ilerleyen kısa ve yoğun bir roman.
Engin Geçtan kimdir?
Engin Geçtan (1932–2018) psikiyatrist, akademisyen ve yazardı. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin ardından ABD’de psikiyatri eğitimi aldı; ODTÜ, Ankara, Boğaziçi ve Marmara üniversitelerinde çalıştı. Klinik düşünceyi yalnızca akademik metinlerde değil, roman ve denemelerinde de insanın gündelik hayatına, ilişkilerine ve varoluş sorularına yaklaştırdı.
Kitap hakkında
1997’de yayımlanan romanda dört ana figür ve onların çevresinde beliren sıra dışı karakterler, rastlantısal karşılaşmalarla birbirine değiyor. Kitap düz bir olay örgüsünden çok; yaşamla temas etmek, bir hayatı gerçekten yaşayıp yaşamadığımız, geç kalmak, yalnızlık ve ölüm düşüncesi etrafında dolaşıyor.
Bu ay neye bakacağız?
Grup çalışmasında kitabı bir ‘doğru yorum’ bulmak için değil, kendi hayatımızla aramızdaki mesafeye bakmak için kullanacağız: Hangi seçimler gerçekten bize ait, hangi ihtimaller ertelenmiş durumda ve insan ne zaman kendi hayatının içinde hissetmeye başlıyor?
Sineterapi
The Double Life of Véronique
Krzysztof Kieślowski
Birbirini tanımayan ama açıklanamaz biçimde birbirine bağlı iki kadının hikâyesi; kimlik, sezgi, seçim ve görünmeyen bağlar üzerine şiirsel bir film.
Film hakkında
Krzysztof Kieślowski’nin 1991 yapımı filmi, Polonya’da yaşayan Weronika ile Fransa’da yaşayan Véronique’in birbirine benzeyen ama ayrı hayatlarını izliyor. Film, açıklanabilir bir gizemi çözmekten çok duyguyu, sezgiyi ve ‘başka bir hayat mümkün müydü?’ hissini izleyiciye bırakıyor.
Bu ay neye bakacağız?
Filmle birlikte benlik duygusu, sezgisel kararlar, başka bir ihtimalin varlığını hissetmek ve seçimlerin bedende nasıl yankılandığı üzerine düşüneceğiz. Müziğin ve tekrar eden imgelerin iki hayat arasında kurduğu bağı da konuşacağız.
Tiyatro Okumaları
Satıcının Ölümü
Arthur Miller
Başarıya, sevilmeye ve ‘iyi bir hayat’a dair toplumsal vaatlerin bir aile içinde nasıl ağır bir yük hâline gelebildiğini gösteren modern bir klasik.
Oyun hakkında
Arthur Miller’ın 1949’da sahnelenen oyunu, gezici satıcı Willy Loman’ın başarı, değer ve kabul görme fikirleriyle giderek sıkışan hayatına odaklanır. Geçmişle bugün iç içe geçerken aile ilişkileri, gerçeklik ve hayal, iş hayatı ve Amerikan Rüyası arasındaki çatışma görünür olur.
Bu ay neye bakacağız?
Oyunu ‘başarısız bir adamın hikâyesi’ olarak daraltmadan; başarıyı kimden öğrendiğimiz, değerimizi neyle ölçtüğümüz, aileden devralınan beklentiler ve insanın kendisine ait olmayan bir hayatın peşinden ne kadar süre gidebildiği üzerinden konuşacağız.
Sanatla Çalışma
Kendi hayatının içinde
Ayın kitap, film ve tiyatro temalarını bir araya getirerek seçimler, ihtimaller ve kendimize ait hissettiğimiz yaşam parçaları üzerine görsel ve yazılı bir grup çalışması yapacağız.
Keşif notları
Kasım ayından katılımcı deneyimleri
Paylaşılmasına izin verilen gerçek grup notları geldikçe bu bölüm ayın kendi sayfasında görünmeye başlayacak.
Bu ay için henüz yayınlanmış bir deneyim yok.Örnek ya da temsili yorum eklenmiyor; alan gerçek paylaşımlar geldikçe açılacak.