Çocuk oyunları · 02
Kayboldum, Buldun
Saklanmak, aranmak ve bulunmak: Gidenin geri geldiğini oyunun güvenli dozunda birlikte yaşamak için.
Dayandığı yaklaşımlar: Bağlanma kuramı (güvenli üs ve sığınak); ayrılık–kavuşma çalışmaları. Bu yaklaşımlardan uyarlanmış bir psikoeğitim içeriğidir; terapi veya tanı yerine geçmez.
1 · Hazırlan
Neden bu oyun?
Ayrılık çocukluğun en temel deneyimlerinden biri: kreş kapısı, uyku vakti, işe giden ebeveyn. Çocuğun ayrılıklara dayanma gücü, onu ayrılıktan korumakla değil, sık sık yaşanan iyi kavuşmalarla büyür.
Bu oyunda ayrılık, çocuğun taşıyabileceği kadar kısadır ve kontrolü büyük ölçüde ondadır. Saklanan oyuncak her seferinde ortaya çıkar, saklanan ebeveynin sesi her an duyulur, kavuşma her seferinde sevinçle karşılanır. Çocuk böylece “Gözümün önünde olmasa da sevdiğim kişi aklımda; o da beni aklında tutuyor ve geri geliyor” deneyimini bedeniyle yaşar.
Kavuşmanın nasıl olduğu — sevinçle mi, sitemle mi, bir korkutma şakasıyla mı — çocuğun ayrılıkları nasıl içselleştireceğini etkiler. Bu yüzden oyunun en önemli anı saklanmak değil, bulunmaktır.
Neler gerekiyor?
Başlamadan önce
- Saklanma yerlerini önceden kontrol et: Dolap, sandık, çamaşır makinesi, buzdolabı gibi kapanabilen ya da içinde kalınabilecek yerler kesinlikle oyun dışında kalmalı. Pencere, balkon kapısı ve önlerindeki perdeler de saklanma yeri değildir; perde ve stor iplerini çocuğun erişemeyeceği yüksekliğe topla.
- Oyun alanını baştan söyle: “Sadece bu odada.” Çocuğa da net söyle: Saklambaç yalnızca evde ve bir büyükle oynanır; markette, parkta, sokakta saklanmak oyun değildir.
- Çocuğun bugünkü hâline bak: Yakın zamanda zor bir ayrılık yaşadıysa (yeni kreş, hastane, bir yakının gidişi) oyunu yalnızca ilk adımla, oyuncak saklamakla sınırlı tut.
- Çocuğun bugün ne kadar ayrılığa hazır olduğunu önceden bilemezsin; çok kısa turlarla başlayıp onun tepkisine göre uzatmayı planla.
- Birlikte bir kavuşma işareti düşünmek için kafanda birkaç fikir olsun: iki kez el çakmak, burun buruna değmek, özel bir kelime.
2 · Oyna
Adım adım
Her adımda iki not var: çocuğunda gözle ve kendinde fark et. İkincisi, bu oyunun asıl çalıştığı yer.
Adım 1 / 5
Oyuncak saklanıyor
Çocuğun gözü önünde sevdiği oyuncağı örtünün altına sakla; bir kulağı ya da ayağı görünsün. “Ayıcık nereye gitti? Gitti mi?” diye merakla sor, sonra birlikte bulun: “Buradaymış! Seni bulduk!” Birkaç kez tekrarlayın; çocuk isterse saklayan o olsun.
Nasıl bitirmeli?
Oyunu her zaman bir kavuşmayla bitir; hiçbir tur saklanırken ya da beklerken sona ermesin. Son kavuşmadan sonra kısa bir cümle yeterli: “Saklandın, seni buldum. Ben gittim, geri geldim.” Oyundaki iki ritüeli gerçek hayata taşı: Giderken hep aynı veda cümlesi (“Gidiyorum, öğleden sonra geleceğim”), dönünce kavuşma işaretiniz.
Çeşitlemeler
2 yaş ve altı
Ce-e oyunu: Yüzünü bir örtüyle kapat ve “Ce-e!” diyerek aç. Kısa, öngörülebilir tekrarlar. Çocuk isterse örtüyü kendi yüzüne de koysun; bulunmayı kendisi başlatsın.
Ayrılıkta çok zorlanan çocuk için
Yalnızca oyuncak saklama ile kal. Sen saklanacaksan bir ayağın ya da elin hep görünsün ve sesin hiç kesilmesin. Dozu çocuk belirlesin.
“Hep sen saklan!” diyen çocuk
Çocuk sürekli seni saklamak istiyorsa, ayrılığı kendi kontrolünde yaşamaya ihtiyaç duyuyor olabilir. Bırak o yönetsin: Nereye saklanacağını, ne kadar süreceğini o söylesin.
İki evde yaşayan çocuk
Ayrı yaşayan ebeveynler arasında gidip gelen bir çocuk için geçişler tekrarlayan ayrılıklardır. İki evde de aynı veda cümlesini ve aynı kavuşma işaretini kullanmak, geçişleri öngörülebilir kılar. Çocuk diğer evden dönerken mesafeli olabilir; ona alışması için zaman tanı.
Uyku öncesi versiyonu
Işıkları kısmadan önce kısa bir “gece saklambacı”: Oyuncak battaniyenin altına saklanır ve bulunur. Ardından aynı cümle: “Uyuduğunda da buradayım, sabah görüşürüz.”
3 · İçine bak
Bu oyunda senin içinde neler oluyor?
Ayrılık ve kavuşma, yetişkinin içinde de çok eski izlere dokunur. Kreş kapısında ağlayan bir çocuk, işe giderken hissedilen suçluluk, kendi çocukluğunda yaşanmış ayrılıklar… Bu oyun hafif ve eğlenceli görünür; ama bazı ebeveynler kendilerini beklenmedik biçimde huzursuz, hüzünlü ya da şakayla karışık sert bulabilir. Bu tepkiler, ayrılığın senin için de bir anlamı olduğunu gösterir.
Bedeninde
Duygular çoğu zaman önce bedende belirir. Fark ettiklerine dokun; seçimlerin “Sonra” bölümündeki özetine eklenir.
Hissedebileceklerin
Hangisi sende de vardı? Birden fazla seçebilirsin; hiçbiri “yanlış” değil.
Otomatik tepkiler
Düşünmeden, bir anda verdiğimiz tepkiler. Birini aç: altında ne olabileceğini, karşındakinin ne yaşayabileceğini ve bunun yerine neyi deneyebileceğini gör.
“Seni bulamadım, o zaman ben gidiyorum!”AçKapatŞakayla karışık bırakma tehditleri: “Bulamadım, gidiyorum o zaman”, gidiyormuş gibi yapıp kapıya yönelmek, çocuğu saklandığı yerden korkutarak çıkarmak.
Altında ne olabilir?
Oyunun kontrolünü geri alma isteği, sabırsızlık ya da yetişkinin kendisine bir zamanlar yapılmış “şakaların” tekrarı. Çoğu zaman kötü niyet yoktur; böyle oynamayı biz de böyle öğrendik ve çocuğun tepkisini komik bulmak kuşaktan kuşağa geçer.
Çocuk ne yaşayabilir?
Çocuk için “Ebeveynim gidebilir” fikri şaka değildir. Bu tür cümleler oyunun güvenli dozunu bozar; bazı çocuklar ayrılıklar karşısında daha yapışkan ve kaygılı hâle gelir, bazıları da saklanmaktan vazgeçer.
Bunun yerine
Oyun içinde bile gitme tehdidi kullanma. Saklanma sürerken sesinle bağı koru: “Buradayım, seni arıyorum.” Heyecanı korkudan değil, merak ve bulma sevincinden kur; kavuşmayı sevinçle karşıla.
Hemen bulmak, saklanmaya hiç izin vermemekAçKapatÇocuk saklanır saklanmaz “Buldum!” demek; kendin saklanmayı hiç tercih etmemek, sürekli göz önünde kalmak; çocuk biraz uzaklaşınca peşinden gitmek.
Altında ne olabilir?
Çocuğun bir an bile tedirgin olmasına dayanamamak; kendi ayrılık kaygın. Bazen de çocuğun yaşayabileceği her olumsuz duyguyu önleme isteği: Onun hüznü, senin içinde taşıması zor bir şeye dokunur.
Çocuk ne yaşayabilir?
Çocuk küçük, taşınabilir bir ayrılığı yaşama ve onu atlatma fırsatını kaçırır. Ayrılığa dayanma gücü tam da bu küçük dozlarda büyür; hiç yaşanmayan ayrılık, gerçek ayrılıkları daha korkutucu yapabilir.
Bunun yerine
Arama süresini kademeli olarak uzat ve arama boyunca yüksek sesle düşün ki çocuk bağın sürdüğünü duysun. Çocuk tedirgin olursa oyunu kısalt; ama tedirginlik ihtimali yüzünden oyunu hiç oynamamaktan kaçın.
“Bana koşmadın bile.”AçKapatKavuşmada çocuğun sevinç göstermesini beklemek; göstermezse alınmak, uzaklaşmak ya da “Beni özlemedin mi?” diye sormak.
Altında ne olabilir?
Ayrılığın suçluluğu, çocuğun mesafesini bir cezaya çevirir: “Gittiğim için bana kızgın, beni affetmedi.” Kavuşmadaki sevinç, bağın ayrılığa dayandığının kanıtı gibidir; gelmeyince bağ zarar görmüş gibi gelir. Bazen de döndüğünde sevinç göstermeyen çocuğa “nankör” denen bir dilin izi.
Çocuk ne yaşayabilir?
Çocuk kavuşmanın kendisi için değil ebeveyn için olduğunu öğrenir; ebeveyninin duygularından sorumlu hissetmeye başlayabilir. Sevinç göstermek, içten gelen bir şey olmaktan çıkıp bir görev hâline gelir.
Bunun yerine
Yakın dur ve olası karışık duyguyu adlandır: “Beni özlemiş olabilirsin, belki biraz da kızgınsın. Ben buradayım.” Gelmesini bekle. Bazı çocuklar dönüşte önce kısa bir süre uzak durur, sonra yaklaşır; senin sıcak ve sabit kalman, yaklaşmanın güvenli olduğunu gösterir.
Vedalaşmadan, fark ettirmeden gitmekAçKapatGerçek hayatta çocuk ağlamasın diye vedalaşmadan sıvışmak; oyunda da “gidiyorum” demeden ortadan kaybolmak.
Altında ne olabilir?
Çocuğun ağlamasını görmeye dayanamamak ve vedanın kendi içinde uyandırdığı acıdan kaçınmak. Çoğu zaman bu bir tavsiyedir de: “Siz sessizce çıkın, ağlamaz” diyen bir kreş çalışanı ya da büyükanne. Kendi çocukluğunda vedasız gidişler yaşamış biri için veda, o eski kayba yeniden dokunmak demektir.
Çocuk ne yaşayabilir?
Çocuk ayrılığı öngöremez hâle gelir. Öngörülemeyen kaybolmalar, ebeveyni her an gözüyle kontrol etme ihtiyacını artırır. Öngörülebilir bir veda, ağlamayla bile olsa, ansızın kaybolmaktan daha kolay sindirilir.
Bunun yerine
Her zaman kısa ve net vedalaş: “Gidiyorum, öğleden sonra seni almaya geleceğim.” Ağlamasına izin ver; bir öğretmen ya da bakıcıyla sarılmasına fırsat ver. Döndüğünde söylediğin gibi dön ve kavuşma işaretinizi kullan.
Üzerinde düşünmek
Otomatik tepkiyi fark etmek, onu değiştirmenin ilk adımı. Bu yolu sırayla, acele etmeden yürüyebilirsin.
Gözden kaybolduğu anı yakala
Çocuğun gözden kaybolduğu, sana koşmadığı ya da senden uzaklaşmaktan keyif aldığı anlarda içinden geçeni adlandır: “Şu an huzursuzum.” “Şu an kırıldım.” “Şu an gurur ve hüzün bir arada.” Adını koyduğun duygu, seni yönetmek yerine sana bilgi vermeye başlar.
- Oyunun hangi anında bedenim tepki verdi?
- Saklanma, arama ve kavuşma anlarından hangisi bana en zor geldi?
Kendi ayrılık hikâyene bak
Çocukken ayrılıklar nasıl yaşanırdı? Vedalaşılır mıydı, yoksa bir sabah uyandığında biri gitmiş mi olurdu? Ağladığında ne söylenirdi: “Büyüdün artık, ağlanmaz” mı, yoksa “Seni özleyeceğim, ben de” mi? O zamanki cevaplar, bugün çocuğunun ayrılıklarına verdiğin tepkilerde yankılanıyor olabilir.
- Çocukken yaşadığım bir ayrılığı hatırlıyor muyum? O an kim yanımdaydı?
- Ailemde özlem ve hüzün nasıl ifade edilirdi?
- Çocuğumun ayrılıklarında bende tetiklenen eski bir duygu var mı?
Bulunmak onun için ne demek?
Çocuğun için “Buldun beni!” anı, birinin onu aradığı, merak ettiği ve bulduğunda sevindiği andır. Bu küçük an, “Ben aranmaya değer biriyim” duygusunu besler. Gidip geri gelmek ise “Uzaklaşabilirim, döndüğümde biri beni bekliyor olacak” güvenini.
- Çocuğum bulunduğunda yüzünde ne gördüm?
- Ayrılıklarda çocuğumun en çok neye ihtiyacı var gibi görünüyor?
Gerçek ayrılıklara taşı
Oyunda kurduğunuz düzeni gerçek hayata taşı: öngörülebilir bir veda, sözünde durulan bir dönüş ve sıcak bir kavuşma. Bu üçlü, çocuğun ayrılıkları taşıma gücünü oyundakinden çok daha fazla besler. Bir gün geç kalırsan ya da vedalaşamadan çıkmak zorunda kalırsan, sonra bunu konuşmak da bir onarımdır.
- Günlük ayrılıklarımızda (kreş, iş, uyku) vedalaşma nasıl oluyor?
- Veda cümlemizi ve kavuşma işaretimizi bu hafta hangi ayrılıkta kullanabilirim?
4 · Sonra
Bu oyundan sana kalan
Seçimlerin bir araya getirildi. Bu özet yalnızca bu tarayıcı sekmesinde durur; notun ise hiçbir yere kaydedilmez.
Özetin
- Başlarken
- “Hazırlan” bölümünde nasıl geldiğini seçebilirsin.
- Bedeninde ve içinde fark ettiklerin
- “İçine bak” bölümünde seçim yapmadın.
- Fark ettiğin otomatik tepkiler
- Henüz bir tepki seçmedin. Bazen en çok zorlandığımız tepki, okurken en hızlı geçtiğimiz olur.
Sonrası için sorular
- Saklanma, arama ve kavuşma anlarından hangisinde en çok şey hissettim?
- Çocuğumun ayrılıklara verdiği tepkiler bende neyi uyandırıyor?
- Kendi çocukluğumdaki ayrılıklardan bugüne ne taşıyorum?
- Bu hafta bir vedalaşmayı ya da kavuşmayı nasıl farklı yaşamak isterim?
Ne zaman durmalı?
- Çocuk saklandığı yerde panikliyorsa ya da ağlıyorsa hemen ortaya çık, yanına git ve “Buradayım” de; bir dahaki sefere daha kısa dozla dene.
- Saklanma yerlerinin güvenli olduğundan emin ol: Kapanabilen, içinde kalınabilecek ya da hava almayan yerler kesinlikle kullanılmamalı.
- Çocuğun ayrılıklarda haftalarca süren yoğun tepkileri varsa (uyku ve yeme sorunları, kreşe gidememe) ya da yakın zamanda bir kayıp, taşınma, hastane yatışı yaşadıysa bir çocuk ruh sağlığı uzmanıyla görüşmek iyi gelebilir.
- Oyun sana çok ağır gelen eski bir ayrılığı hatırlattıysa bu da önemli bir işarettir; kendin için destek almayı düşünebilirsin.
Yalnız taşımak zorunda değilsin
Bu oyun sende zor bir şeye dokunduysa ya da aynı döngü tekrar edip duruyorsa, bunu bir uzmanla konuşmak iyi gelebilir.
Ön görüşme için yaz