2–5 yaş · Bağlanma ve oyun
Bu oyunların her biri, küçük bir çocukla yetişkin arasında yaşanan temel bir ilişki deneyimine dayanıyor: liderliği bırakmak, gidip geri gelmek, bedenin sınırına saygı, hayal kırıklığına eşlik etmek, bakımı karşılıklı yaşamak.
Oyunun nasıl gittiği kadar, oynarken senin içinde ne olduğu da önemli. Her oyunda adımların yanında, yetişkinin içinde kıpırdayabilecek duyguları, hızla verdiğimiz otomatik tepkileri ve bunlar üzerine nasıl düşünebileceğini bulacaksın.
Çocuk istemiyorsa ikna etmeye çalışma. İzlemek de katılmanın bir biçimidir; temas ve oyun her zaman çocuğun onayıyla olur.
Sabırsızlandığın, kızdığın ya da oyunu erken bitirdiğin anlar başarısızlık değildir. Onları fark edip onarmak, çocuğa en az oyun kadar şey öğretir.
On dakika tam katılım, bir saat yarım dikkatten daha besleyicidir. Telefonu başka odaya bırakmak iyi bir başlangıçtır.
5 oyun
Sırayla gitmek zorunda değilsin. Sana ve ilişkinize en çok dokunan deneyimle başlayabilirsin.
Dağınık, kaygan, ne olacağı belli olmayan bir oyunda yönü çocuğuna bırakmayı denemek için.
Saklanmak, aranmak ve bulunmak: Gidenin geri geldiğini oyunun güvenli dozunda birlikte yaşamak için.
Tüyler, fırçalar ve kumaşlarla; çocuğunun “hayır”ının da “evet”inin de duyulduğu bir dokunma oyunu.
Emekle kurulan bir kule yıkıldığında, çocuğunun öfkesini ve hayal kırıklığını düzeltmeden, birlikte taşımak için.
Çocuğun doktor, senin hasta olduğun bir oyunda; bakımı tersinden yaşamak ve zor deneyimlerin oyunda işlenmesine eşlik etmek için.
Bu oyunlar psikoeğitim ve farkındalık amaçlıdır; terapi veya tanı yerine geçmez. Oyun boyunca güvenlik gözetimi yetişkinin sorumluluğundadır; bedensel temas her zaman çocuğun onayıyla olur.